19. Yüzyıl Rio Polis Kayıtlarında Capoeira: Belgeler Ne Anlatıyor?

28 Ekim 2026by yazar

Capoeiranın erken tarihini bugün büyük ölçüde onu yasaklamaya çalışanların tuttuğu kayıtlardan biliyoruz. 19. yüzyılın ilk yarısında Rio de Janeiro polisi, capoeira oynadığı için yakaladığı insanları defterlere tek tek yazdı: adını, efendisini, Afrika’daki memleketini, üzerinden çıkanları ve verilen cezayı.

Bu defterlerin ve yazışmaların önemli bir kısmı bugün Brezilya Ulusal Arşivi’nde (Arquivo Nacional) saklanıyor. Bu yazıda o belgelerin capoeira hakkında ne anlattığını, bir tutuklama dosyasından başlayarak aktarıyoruz.

29 Eylül 1824: Francisco’nun tutuklanması

29 Eylül 1824’te Rio’da bir polis devriyesi, Rua do Sabão ile Rua da Vala’nın köşesinde dört köleleştirilmiş adamı “capoeira oynarken” yakaladı. Kayıtlarda Kongo kökenli olduğu yazan Francisco bunlardan biriydi. Francisco kırbaçlandı ve Guanabara Körfezi’nde demirli bir hapishane gemisinde üç ay kalıp donanma havuzunda çalışmaya mahkûm edildi.

Francisco’nun sahibi Domingos José Fontes imparatora dilekçe yazarak serbest bırakılmasını istedi; Francisco’nun on yıldan uzun süredir yanında olduğunu, uslu ve hasta olduğunu, bu yüzden capoeira oynamasının mümkün olmadığını öne sürdü. Polis şefi (Intendente Geral de Polícia) Estevão Ribeiro de Rezende dilekçeyi reddetti. Gerekçesi, cezanın diğer kölelere örnek olması ve şehrin uzun süredir capoeiralardan rahatsız olmasıydı.

Şehrin yarısı köleleştirilmiş insanlardı

O yıllarda Rio’nun yaklaşık 112 bin nüfusunun 55 bini köleleştirilmiş insanlardı ve çoğu Afrika’da doğmuştu. Birçoğu hamal, denizci, zanaatkâr, kamu işçisi ya da sokak satıcısı olarak çalışıyordu; işlerinin önemli bir kısmı sokaktaydı.

Sokak bu yüzden yalnızca bir iş yeri değil, buluşma ve kültür alanıydı. Pazar günleri ve dinî bayramlar köleleştirilmiş insanların dinlenebildiği, bir araya gelebildiği günlerdi. Capoeira da bu günlerde, meydanlarda ve köşe başlarında oynanıyordu.

Polisin gözünden capoeira

9 Aralık 1823’te polis şefi Rezende, Kraliyet Polis Muhafızları’nın komutanı Tuğgeneral Miguel Nunes Vidigal’e bir yazı gönderdi. Yazıda capoeiraların özellikle pazar ve bayram günleri toplandığını, bu günlerde bıçaklama ve kavgaların arttığını yazdı. Toplulukların yalnızca dağıtılmasını değil, yakalanıp hemen ve herkesin gözü önünde cezalandırılmasını istedi; bu günlerde atlı devriyelerin iki katına çıkarılmasını önerdi.

Vidigal, 18. yüzyılın sonundan beri capoeira, batuque ve siyahların toplanmasının her biçimini sert biçimde bastırmasıyla tanınıyordu. Adı, Brezilya edebiyatının klasiklerinden “Memórias de um Sargento de Milícias” romanına da girdi.

Herkes bu sertlikte birleşmiyordu. 1821’de polis şefliğine getirilen José Inácio da Cunha, capoeiraların yargılanmadan dövülmesini eleştirdi ve tutuklananlar hakkında 48 saat içinde resmî suçlama yapılmasını istedi. Bu yaklaşım kalıcı olmadı; yüzyılın geri kalanında capoeiralar ağır cezalarla karşılaşmaya devam etti.

Codex 403: 438 tutuklama

Bu dönemin en önemli belgesi, Rio polisinin 1810-1821 yıllarına ait tutuklama defteri olan Codex 403’tür. Deftere tutuklananın adı, suçu, cezası, kökeni ve hatta şapkası ve takıları yazılıyordu; köleleştirilmiş Afrikalılar için efendisinin adı ve Afrika’daki “ulusu” da kaydediliyordu. Tarihçi Carlos Eugênio Líbano Soares bu defteri ilk yarı yüzyılın capoeiralarına dair en büyük veri kaynağı olarak tanımlar.

Tarihçi Leila Algranti bu defterde 1810-1821 arasında 438 capoeira tutuklaması saydı. Bu sayı capoeirayı, kaçak kölelikten sonra Rio’daki en yaygın ikinci tutuklama nedeni yapıyordu. Defter ayrıca tutuklananların çoğunun Orta-Batı Afrika’dan, bugünkü Kongo ve Angola bölgesinden geldiğini gösteriyor.

Cezalar ağırdı. Defterdeki bir kayda göre, Kongo kökenli Joaquim capoeira oynadığı ve üzerinde bıçak, makas ve bir başlık bulunduğu için dönemin en ağır cezasını aldı: 300 kırbaç ve Tijuca yolunda üç ay zorla çalışma.

1833: “sokakları doldurdular”

Baskı capoeirayı bitirmedi. 26 Haziran 1833’te, dönemin polis şefi Eusébio de Queiroz bir yazısında capoeiraların şehrin sokaklarını açıkça doldurduğundan, Campo da Honra’da taş atarak yoldan geçenleri tehlikeye attıklarından yakındı. O da yakalananların yargılanmadan cezalandırılabilmesini istedi ve köle sahiplerinin çoğu zaman kölelerini koruduğunu yazdı.

Belgeler bir şeyi açıkça gösteriyor: capoeira, bütün baskıya rağmen Rio’nun sokak hayatının bir parçası olarak yaşamaya devam etti. Bu süreklilik yüzyılın sonuna kadar sürdü ve 1890’da capoeiranın Ceza Kanunu’yla adıyla yasaklanmasına uzandı.

Bir gravür ne anlatıyor?

Aynı yıllarda Rio’da bulunan Alman ressam Johann Moritz Rugendas’ın 1835’te yayımlanan “Jogar Capoëra” gravürü, belgelerin yazmadığı bir şeyi gösterir: oyunun çevresindeki topluluğu. Gravürde iki oyuncu bir davul ve el çırpma eşliğinde oynar, çevrelerinde kadınlı erkekli bir kalabalık vardır; yemek dağıtan bir kadın da görünür.

Polis defterleri capoeirayı bir suç olarak kaydetti; gravür ise onun aynı zamanda insanları bir araya getiren bir oyun olduğunu hatırlatır. Kadınların bu tarihteki yerini capoeiranın kadınları yazımızda anlattık.

Sık sorulan sorular

Capoeiraya dair en eski belgeler nelerdir?
En eski ve en kapsamlı yazılı belgeler 19. yüzyılın başındaki Rio de Janeiro polis kayıtlarıdır; bunların başında 1810-1821 yıllarını kapsayan Codex 403 gelir.

O dönemde capoeira oynamanın cezası neydi?
Kayıtlarda kırbaç cezası ve kamu işlerinde zorla çalıştırma sık görülür. Bir kayıtta en ağır ceza 300 kırbaç ve üç ay zorla çalışmadır.

Tutuklananlar kimlerdi?
Büyük çoğunluğu Afrika’da doğmuş köleleştirilmiş erkeklerdi; kayıtlara göre çoğu Orta-Batı Afrika’dan, bugünkü Kongo ve Angola bölgesinden geliyordu.

Belgelerden rodaya

İki yüz yıl önce sokakta oynadığı için kırbaçlanan insanların oyunu, bugün dünyanın her yerinde öğretiliyor. Axé Capoeira Türkiye gruplarında ilk ders ücretsiz deneme dersidir.

Devamını okuyun

Capoeiraya yeni mi başlıyorsunuz? Capoeira nedir, nasıl oynanır? rehberimizle başlayabilirsiniz.

Ücretsiz deneme dersi için bize ulaşın

Ders saatleri ve salonlar için şehrinizin sayfasına bakın: İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya, Trabzon, Sinop, Şanlıurfa. Axé!