Berimbau Eski Kayıtlarda: Çizimler, Gezgin Notları ve Afrika İzleri

28 Ekim 2026by yazar

Berimbau bugün capoeiranın simgesi. Rodayı o başlatır, oyunun hızını o belirler. Ama bu tek telli yay her zaman capoeirayla birlikte anılmadı. 19. yüzyılda Brezilya’yı gezen Avrupalıların çizimlerinde ve notlarında berimbau çoğu zaman sokakta tek başına çalan bir müzisyenin elinde görünür.

Bu yazıda berimbau’nun Afrika’daki akrabalarına, Brezilya’daki ilk yazılı kayıtlarına ve eski çizimlere bakıyoruz. Çalgının Afrika’dan gelişini daha genel anlattığımız Berimbau Nereden Geliyor? yazısının devamı gibi okuyabilirsiniz. Burada daha çok belgelerin ve resimlerin ne söylediğine odaklanıyoruz.

Adı nereden geliyor?

Berimbau kelimesinin Angola’da konuşulan Kimbundu dilindeki mbirimbau sözcüğünden geldiği kabul edilir. Brezilya’da aynı çalgı için başka Bantu kökenli adlar da kullanılmış: urucungo ve madimba lungungu bunlardan ikisi.

Bu adların çokluğu, çalgının Brezilya’ya tek bir yerden ve tek bir zamanda gelmediğini düşündürüyor. Farklı bölgelerden getirilen insanlar kendi yay çalgılarını ve kendi adlarını getirdi; zamanla hepsi berimbau adında buluştu.

Angola’daki akrabaları: mbulumbumba ve hungu

Avusturyalı müzikolog Gerhard Kubik, berimbau’nun güneybatı Angola’daki mbulumbumba ile yapı, çalım tekniği ve akort bakımından neredeyse aynı olduğunu yazmıştır. Bazı araştırmacılar ise Kimbundu ve Kongo bölgelerindeki hungu adlı yayın berimbau’nun daha yakın bir akrabası olabileceğini öne sürer. Hangisinin doğrudan ata olduğu konusunda araştırmacılar aynı fikirde değil.

Kayıtlara göre Afrika’da bu yaylar daha çok şarkıya ve anlatıya eşlik ediyordu. Bir dövüş oyunuyla birlikte çalındığına dair belge şimdilik yok. Capoeira tarihçisi Matthias Röhrig Assunção, tekme ve kafa vuruşlarına dayanan oyunla müzik yayının buluşmasının büyük ihtimalle Brezilya’da gerçekleştiğini savunur.

Tek telli, kabak gövdeli yaylar yalnız Angola’da değil, Afrika’nın başka bölgelerinde de çalınır. Örneğin Uganda’daki Baganda ve Busoga halkları benzer bir yaya sekitulege der. Bu yüzden araştırmacılar berimbau’yu tek bir çalgının devamı olarak değil, geniş bir yay çalgıları ailesinin Brezilya’daki üyesi olarak görmeyi tercih eder.

Çizimlerde berimbau

19. yüzyılın başında Rio de Janeiro’ya gelen Avrupalı ressamlar şehrin sokak hayatını ayrıntılı biçimde çizdi. Fransız ressam Jean-Baptiste Debret’nin 1834-1839 arasında Paris’te yayımlanan Brezilya albümü (Voyage pittoresque et historique au Brésil) bu dönemin en çok başvurulan görsel kaynaklarından biridir.

Kaynaklara göre bu dönemin çizimlerinde yay çalgısı çoğunlukla bir sokak müzisyeninin elinde görünür: su kabağı gövdeye dayanmış, tel bir çubukla vurulmuş, müzisyen yoldan geçenlere çalıyor. Bu resimlerde berimbau bir capoeira rodasının parçası değil, dilenen ya da satıcılık yapan birinin çalgısıdır.

Bu çizimleri okurken dikkatli olmak gerekiyor. Ressamlar gördüklerini kendi gözleriyle ve kendi okurları için çizdi; bazı ayrıntılar sonradan atölyede tamamlandı. Yine de çalgının yapısı, bugün rodada çaldığımız berimbau ile büyük ölçüde aynıdır.

İlk yazılı kayıtlar

Yazılı kaynaklarda çalgının izine 19. yüzyılın ortasında rastlıyoruz. Fransız gazeteci Charles Ribeyrolles 1859’da Rio de Janeiro eyaletindeki bir çiftlikte köleleştirilmiş Afrikalıların akşam danslarını anlatırken urucungo adlı ince telli bir çalgıdan söz eder ve onu batuque ile ilişkilendirir.

Aynı yıllarda capoeira polis kayıtlarında sıkça geçiyordu, ama bu kayıtlarda berimbau’dan söz edilmez. 1832 tarihli bir Rio polis raporunda capoeiraların silahlarını marimbaların ve şeker kamışı parçalarının içinde sakladığı yazar; burada geçen çalgının berimbau olup olmadığı belli değil. Dönemin kayıtları için 19. Yüzyıl Rio Polis Kayıtlarında Capoeira yazımıza bakabilirsiniz.

Tek bir telden nasıl bu kadar ses çıkıyor?

Eski çizimlerde de görülen düzen aslında oldukça zekice. Çalan kişi bir eliyle yayı tutar; küçük parmağı cabaça’nın ipinin altında durur, başparmağı ve işaret parmağı dobrão’yu tutar. Öbür eliyle baqueta ve caxixi’yi tutup tele vurur.

Ses değişimi iki yoldan gelir. Dobrão tele hafifçe değdiğinde cızırtılı, kısık bir ses çıkar; tele bastırıldığında ses tizleşir. Cabaça karına yaslanıp uzaklaştırıldıkça da ses açılıp kapanır. Böylece tek telden birkaç farklı ses ve bir tür vibrato elde edilir.

Bu teknik Angola’daki akrabalarında da benzer biçimde kullanılır. Kubik’in iki çalgıyı çalım tekniği bakımından da aynı bulmasının nedeni budur.

Berimbau ne zaman capoeiranın çalgısı oldu?

Kaynaklara göre berimbau’nun capoeiraya eşlik ettiğini gösteren kayıtlar 20. yüzyılın başında, Bahia’da çıkıyor. Daha önce oyuna davul ve el çırpma eşlik ediyordu; berimbau zamanla davulun yerini alıp rodanın merkezine geçti.

Mestre Pastinha, capoeiranın yasak olduğu yıllarda bazı capoeiristaların berimbau’nun ucuna iki ağızlı bir orak bağladığını, böylece çalgının gerektiğinde silaha dönüştüğünü anlatmıştır. Bu bir anı aktarımıdır, belgeyle doğrulanmış bir uygulama değildir.

İlginç olan şu: Brezilya’da başka bağlamlarda çalınan yay çalgıları zamanla azaldı. Assunção’ya göre berimbau bugün bu kadar yaygınsa bunun önemli bir nedeni capoeiradır.

Bugünkü berimbau’da eski izler

Rodada çaldığımız berimbau’nun parçaları eski çizimlerdekiyle aynı mantıkta: verga denen ağaç yay, arame denen tel, ses kutusu olan cabaça, tele vurulan baqueta, teli bastırıp sesi değiştiren dobrão ya da taş ve elde tutulan caxixi. Bugün rodada genelde üç berimbau bulunur: en kalın sesli gunga, ritmi tutan médio ve doğaçlama yapan viola.

Çalgıyı tanımak isteyenler için Capoeira Müzik Aletleri yazımızda her parçayı ayrı ayrı anlattık.

  • verga: ağaç yay
  • arame: tel
  • cabaça: su kabağından ses kutusu
  • baqueta: tele vurulan çubuk
  • dobrão ya da pedra: teli bastıran madeni para ya da taş
  • caxixi: sepet çıngırak

Sık sorulan sorular

Berimbau Afrika’dan mı geldi?
Benzer tek telli yaylar Angola’da hâlâ çalınıyor ve kelimenin kökü Kimbundu dilinde. Çalgının bugünkü hâli ise Brezilya’da şekillendi.

Eski çizimlerde berimbau capoeirayla birlikte mi görünüyor?
Kaynaklara göre 19. yüzyıl çizimlerinde çoğunlukla sokak müzisyenlerinin elinde görünüyor. Capoeirayla birlikte anılması 20. yüzyılın başında Bahia’da belirginleşiyor.

Berimbau’nun ilk yazılı kaydı ne zaman?
Bilinen erken kayıtlardan biri, Charles Ribeyrolles’un 1859’da urucungo adıyla anlattığı çalgıdır.

Rodada berimbau’yu dinlerken

Bir dahaki rodada gunga’nın ilk sesini duyduğunuzda, bu çalgının Angola’daki yaylardan Rio sokaklarına, oradan da Bahia’daki rodalara uzanan yolunu düşünebilirsiniz. Derslerimizde berimbau çalmayı da adım adım öğreniyoruz; ilk derste sadece dinlemek bile yeterli.

Devamını okuyun

Capoeiraya yeni mi başlıyorsunuz? Capoeira nedir, nasıl oynanır? rehberimizle başlayabilirsiniz.

Ücretsiz deneme dersi için bize ulaşın

Ders saatleri ve salonlar için şehrinizin sayfasına bakın: İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya, Trabzon, Sinop, Şanlıurfa. Axé!